Cezayir'den Tüm Dünyaya Işık Saçan Bir Kadın: Souad Massi

 
 
Cenk Erdem

Hem bir şarkı yazarı - şarkıcı olarak, hem de elinde gitarıyla ve politik duruşuyla Cezayir’den çıkan en güçlü kadın figürlerinden biri Souad Massi. Fransa’dan aldığı davet üzerine yıllar önce Cezayir’den ayrıldığı halde, kendi topraklarının geleneksel müzikleriyle rock ve folk müzikleri buluşturan özgün tarzı sayesinde, ülkesinin adını müzikleriyle duyuruyor. Bir flamenko grubuyla başladığı kariyerini, bir rock grubuyla devam ettiren, solo kariyerinde kendi yazdığı şarkılarla birbirinden farklı tarzları yan yana getiren Massi, ayrıca şarkılarıyla sosyal mesajlar da veriyor. Massi, çıkışını 2002 yılında BBC ödüllerini topladığı ve büyük ilgi gördüğü ‘Raoui(Hikayeci)’ albümünden beri sürdürüyor. Souad Massi, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Berberice söylediği şarkılarını 17 Kasım’da İstanbul’da Cemal Reşit Rey’de paylaşıyor olacak.

Cenk Erdem.

 

Dünya müziği arenasında en önemli şarkı yazarı kadın şarkıcılar arasında yer alan ve özellikle eleştirmenlerin öve öve bitiremediği ‘Deb (Kalbi Kırık)’ albümüyle bir dünya yıldızı haline gelen Souad Massi son olarak folk rock tarzına yaklaştığı O Houira albümünü yayınladı. Sanatçıyla kariyerini, müziklerini, sosyal mesajlar verdiği şarkılarını, son albümünü ve İstanbul konserini konuştuk.

 

Kariyerinize bir flamenko grubuyla başladınız ama yıldızınız ilk olarak bir rock grubuyla parladı; bir şarkıcı olarak rock müzik kariyerinizdeki ilk ilhamınız diyebilir miyiz?

Evet, gençken fazlasıyla folk ve rock’tan ilham alıyordum. Flamenkoya çok daha sonra sıra geldi.

 

Yeni bir albüm için çingene müzisyenlerle çalıştığınızı duydum; bu albümünüz ne zaman çıkıyor?

Bu proje üzerinde çalışmaya devam ediyoruz, bu projeye olumlu yaklaşan müzisyenleri beklemek açısından da biraz ağırdan alıyoruz.

              

Son albümünüz O Houira oryantal öğeleri bir kenara bırakarak daha çok rock müziklere yaklaşıyor ve kesinlikle önceki albümlerinizden çok farklı; rock tarzına devam ediyor olacak mısınız?

O Houria albümüyle folk ve rock müziklere en rafine halleriyle dönmek istedim. Bir sonraki albümüm yine farklı olacak…

 

Albümlerinize baktığımızda flamenkodan, tangoya, hatta rock müziklere kadar çok geniş bir füzyon var; peki günlük hayatınızda en çok neler dinlemeyi seviyorsunuz?

Müziğe ve seyahat etmeye bayılıyorum. Her tür müzik dinlemeyi seviyorum.

 

Politik duruşunuzdan ötürü ölüm tehditleri bile aldınız; peki sırf menfaatleri için ortaya asla politik bir tavır koymayan ünlü şarkıcılar için ne düşünüyorsunuz?

Bu konuda herkesin seçimine saygı duyuyorum. Bana göre, ben de toplumun bir parçası oluyorum ve toplumu ilgilendiren her konu beni de ilgilendiriyor.

 

Fransa’dan aldığınız bir davet üzerine ülkeniz Cezayir’i terk ettiniz; sanatçının ifade özgürlüğünü destekleyen Fransa için neler söyleyeceksiniz?

Ben çok şanslıydım. Fransa’da yaptığım işin, harcadığım emeğin karşılığını aldım. Fransızlar tarafından son derece hoş karşılandım ve hala bana karşı vefalılar.

 

Şarkılarınız arasında etnik ve oryantal yapısıyla Ghir Enta Türkiye’de en meşhur şarkınız fakat sahnede daha çok bir folk rock şarkıcısı havanız var; peki folk rock türünde idolleriniz kimler?

Bana öyle rock havam varmış gibi gelmiyor. Ben sıradan bir kadınım ve sadece insanlarla hoşça vakitler paylaşmayı seviyorum.

 

Son albümünüz aşktan ziyade sosyal meselelere değiniyor; gerçekten şarkılardaki mesajların farkındalık yaratacağına inanıyor musunuz?

Bence ortaya bir fikir attığınızda en azından kimi zaman o fikrin tartışılmasına yol açabilirsiniz…

 

Kadına yönelik şiddet üzerine de şarkılar yazıyorsunuz; Türkiye’de de bu meselenin çok ağır bir sosyal yara olduğunu duydunuz mu?

Maalesef bu üzücü gerçek birçok ülkede yaşanıyor. Haysiyetle yaşamak için mücadele etmemiz gerekiyor.

 

Cezayir’de yaşarken Türkiye’den televizyon kanallarını da izlermişsiniz; peki Türkiye’den hangi şarkıcıları tanıyorsunuz?

İsimleri pek bilmiyorum ama Türkiye’deki müzisyenlere çok saygı duyuyorum.

 

17 Kasım’da İstanbul’da Cemal Reşit Rey’de sahne alacaksınız; repertuvarınızda yeni şarkılar da var mı?

Geldiğimizde göreceğiz bakalım ne sürprizler yaparız…

 

Geçen ziyaretinizde İstanbul’u gezip, şehri keşfetmeye fırsatınız oldu mu?

Hayır, maalesef geçen sefer İstanbul’u gezecek kadar vaktimiz olmadı; üstelik geldiğimizde çok soğuktu.

 

İnsanlık tarihi boyunca barış hiçbir zaman bir seçenek olmadı; peki siz politik duruşunuzla barışa gerçekten inanıyor musunuz?

Barış olabilir, tıpkı özgürlük gibi mümkün ama bir bedel ödenmesi gerekiyor…

 

Son olarak; aynı zamanda bir annesiniz, çocuklarınız kaç yaşına geldi ve onların gelecekleri için neler hayal ediyorsunuz?

İki kızım var. Biri 7 diğeri henüz 2 yaşında. Her ebeveyn gibi onları için iyi bir hayat istiyorum, daha iyi bir dünyada ve gerçek insani değerlerle yaşadıkları iyi bir hayat.

 

17 Kasım 2012 CRR konseri ayrıntıları: http://bgbg.tv/g/210623